NEDEN CUMHURİYET
Dağların arasından güneş, yavaş yavaş kendini gösteriyordu. Rüzgar, kuzeyden gelerek yüzleri yalıyor ve atların örük olan yelelerini sallıyordu. Alparslan atının üzerinde düşünceli bir şekilde hızlı ama kararlı ilerliyordu. Alparslan’ın atı durdu. Derin bir nefes aldı ve yavaşça atından indi.
Ve Alparslan Anadolu’yu aldı…
Ertuğrul Gazi’de Anadolu’yu aldı, Osman Gazi’de Orhan Gazi’de, I. Murat’ta, Fatih’te, Kanuni Sultan Süleyman’da, Mustafa Kemal’de…
Ve Türk, son kez çarpıştı Anadolu’da dişe diş, cana can, demire kan..
Ve Mustafa Kemal indi atından. Yorgun değildi, daha yapacak çok işi vardı. Yüzyıllardır atalarımızın kanı ile sulanmış bu toprakları amacına ulaştıracaktır: Cumhuriyete… Ve Mustafa Kemal cumhuriyete yürüdü…
Alparslan sayesinde başlayan Anadolu üzerindeki yerleşme,Fatih Sultan Mehmet’le pekişmiş,Atatürk’ün Cumhuriyet’i ilanıyla resmiyet kazanmıştır Her metrekaresi için onlarca şehit verilmiş olan bu kutsal vatan toprakları,kıyısı olduğu kan gölüne ak hilalin yansımasıyla tarihe Türklerin bağımsız olarak yaşadığı ve yönetim biçimi Cumhuriyet olan bir millet olarak yazılmıştır O millet ki;topla,tüfekle;imkan yoksa süngüyle;o da yoksa umuda olan inancını mıh gibi aklının bir köşesine yazarak yumrukla,taşla,sopayla düşmanı bu kutsal topraklardan kovmasını bilmiştir Ezelden beridir hür yaşamış Türk milleti,garbın afakını sarmış bulunan çelik zırhlı duvara karşılık,yurdun dört bir tarafını demir ağlarla örmüş ve istikameti muasır medeniyetler seviyesi olan cumhuriyet trenine 29 Ekim 1923 gününde,bir daha inmemecesine binmiştir Yolda her ne kadar cehalet tünelleri ve esaret vadisiyle burun buruna gelse de,inkılaplar ışığında,mürşitlerin en hakikisi ilim ve fen yakıtıyla tam yol ilerlemiştir,ilerlemektedir ve her daim ilerleyecektir Demokrasiyi benimseyen Türk milleti,isminin kaynağı olan törelerine bağlı kalmış,başka bir milletin boyunduruğu altına girmektense millet olarak yok olmayı göze almıştır Atatürk’ün “Ya istiklal,ya ölüm!” sözünden de anlaşılacağı gibi,asil Türk halkına layık olan yönetim biçimi Cumhuriyet’tir.
Cumhuriyet ulusal ekonomi demektir Başkalarına bağlı olmadan kendi yağı ile kavrulmak demektir İşte bunun için cumhuriyetin çağdaşlaşma atılımları içinde milli kalkınma vardır.
Cumhuriyet; egemenliğin milletin elinde olduğu yönetim şeklidir Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık yoludur Cumhuriyet… Özgürlüktür insanca varlık yoludur… Türklüğün vazgeçilmezi yönetimin temelidir… Atanın en büyük eseridir Cumhuriyet Ulusun kendi gücü milletin sesidir… Uğruna savaşılan yoluna canların ortaya koyulduğu istiklalin meyvesi mücadelenin en eşsizinin ardından zaferin en güzel örneğidir… Azimle aşılan engellerin ardından nice zorluklardan sonra yüzlerde beliren tebessümdür… Sarayın sefasının halkın cefasının son bulmasıdır Cumhuriyet Rahatın refahın ilk ışığı; özgürlüğün eşitliğin adaletin tek dayanağıdır… Türklüğün gururu hürriyetin sonsuzluğudur Cumhuriyet .
Cumhuriyet ülkemizin en büyük kazancıdır Cumhuriyet erdemdir aynı zamanda Çağdaşlığın göstergesi demokrasinin ikiz kardeşidir adeta İşte yeni bir heyecan var ülkemde Yepyeni bir bayram var önümüzde Bağımsızlığın özgürlüğün birlikte yaşamanın bayramı var ülkemde.
Cumhuriyet halktır, birlikteliktir, kardeşliktir ülkemde Daima ileri gitmek adil bir şekilde paylaşmaktır eldekileri Yaşamın kendisine el uzatmaktır kardeşliğin nefesiyle Demokrasiyle olgunlaşmaktır Hak ve adaletin tesisidir demokrasi kardeşliğiyle Ve gülmektir acılara birlikte çekilen ızdıraba Bağımsızlık savaşının meyvesidir cumhuriyet Demokrasiyle yoğrulmuş halkımın tercihidir cumhuriyet.
Cumhuriyet erdemdir, paylaşmaktır, adalettir ülkemde Özgürlüğün güvencesidir Mevlana ikliminde Cumhuriyet bize emanettir ve onu yine biz yaşatacağız.
Atatürk’ün olağanüstü çabalarıyla elde ettiğimiz şimdiki cumhuriyetimizi korumak bizlerin elinde Unutmayalım ki bu cumhuriyet ancak bizim çaba ve uğraşlarımızla ilerler.
Orçun GÜL AT-11A

